Tarihi Kişiliklerin Verdiği Muazzam Ayarlar

Öyle ayarlar var ki kitaplara kadar yansıyor. Tarihi kişiliklerin günümüze kadar unutulmamasının başlıca sebepleri arasında sahip oldukları zeka bulunuyor. Bu özellikleri sayesinde ince görüp gediğine oturttukları taşlara gelin birlikte göz atalım.

 

1. Mustafa Kemal Atatürk – Yugoslavya Kralı Aleksander

Cumhuriyetin ilan edilmesinden sonra uluslararası davetlilerle dolu Pera Palas balo salonunda, Atatürk ve Yugoslavya Kralı Aleksander yemeklerini yedikten sonra şömine başında sohbet etmektedirler. Yugoslavya kralı, Atatürk’e şu sözleri sarf eder:

– Ve işte mirim sizin bu zaferden önce İngilizler, Yunanlar, Fransızlar hep gelip bize yalvardılar siz de Türklere karşı savaşa girin diye, ama biz girmedik…

Atatürk yerinden kalkar, kralın yanına kadar gider, elini sıkar ve gözlerinin içine baka baka o muazzam cevabı verir:

+ Verilmiş sadakanız varmış, geçmiş olsun ekselansları.

2. Morgan Freeman

Morgan Freeman’a bir röportajında şu soru sorulur:

“Shawshank Redemption (Esaretin Bedeli) filminde zenci bir mahkumu oynadınız…”

Sorunun devamını beklemeyen Freeman muhabirin sözünü keser ve o tarihi ayarı verir:

“Ben zenci bir mahkumu oynamadım. Ben zenciyim ve bir mahkumu oynadım.”

3. Muhammed Ali

11 Eylül saldırılarının ardından oluşan İslamofobi sebebiyle müslüman kelimesine herkes tepkiyle yaklaşırken bir muhabir röportaj esnasında Muhammed Ali’ye şöyle sorar;

-Teröristlerle aynı dine mensup olmaktan dolayı ne hissediyorsunuz?

+Siz Hitler’le aynı dine mensup olmaktan dolayı ne hissediyorsunuz?

4. Bernard Shaw – Winston Churchill

Bernard Shaw, bir oyununun ilk gecesine, Winston Churchill’i davet eder:

Shaw: Size iki kişilik davetiye gönderiyorum. bir dostunuzu alıp gelin, eğer varsa.

Churcill: İlk gece oyununuza gelemeyeceğim. İkinci gece gelebilirim, eğer olacaksa.

5. Orhan Boran

Bundan yaklaşık 30-40 sene önce, Orhan Boran stand-up yapmaktadır. Gösterinin tam ortasında bir seyirci protokolden kalkar sağa sola çarpa çarpa gürültüyle kapıya yönelir.

Önerilen Blog :  Mutluluk Bakanlığı Olan ve Kimsenin Evsiz Kalmadığı Hayal Gibi Bir Ülke Olan Butan'dan Manzaralar

Rahmetli Orhan Boran sorar:

– Tuvaleti mi arıyordunuz beyefendi?

+ Evet…

– Kapıdan çıkın, sağdaki ilk kapıda “gentlemen” yazıyor. Aldırmayın, girin.

6. Mahir Çayan

Mahir Çayan’ın hapishaneden kaçmak için kazdığı tünel sırasında ortaya çıkan toprağı ne yaptığının sorulması üzerine söylediği cevap muazzamdır:

”Topraksız köylüye dağıttık!”

7. Mustafa Kemal Atatürk – Lord Kinross

“Bir gün Çankaya’da Mussoloni’nin elçisi, ülkesinin Antalya bölgesi üzerinde yeniden öne sürdüğü isteklerden söz etmişti. Gazi Atatürk, onu hiçbir şey söylemeden dinledi. Sonra birkaç dakika izin isteyerek odadan çıktı. Döndüğü vakit, Cumhuriyetin ilânından beri ilk olarak, sırtına büyük mareşal üniformasını giymişti. Ses çıkarmadan yerine oturdu ve: ”Şimdi devam edin, lütfen” dedi.”

8. Winston Churchill – Nancy A.

Churchill’in başbakanlık yaptığı dönemde kabinedeki kadın bakanlardan biri olan Nancy A. ile aralarında şöyle bir diyalog gerçekleşmiştir:

Nancy A.: Kocam olsaydınız kahvenize zehir koyardım.

W. Churchill: Kocanız olsaydım o kahveyi içerdim.

9. Koç Holding

Türkiye’de Sun Microsystems’in ürünlerine servis destegi sağlayan birkaç şirket vardır. Bunlardan en başta olanları ise KoçSistem ve Gantek’tir. Sun Microsystems’in kendisinin bile pazar payı çok düşüktür.

Bir sebeple servis gelirlerini artık paylaşmak istemeyen Sun Microsystems, en büyük pastayı alan Koçsistem’in servis desteği vermesi icin gereken lisansını yenilemez. Bunun yerine bu lisansı konu ile zerre alakası olmayan Bilkom’a verir.

Koç Holding ise ertesi gün gidip Bilkom’u satın alır…

10. Nef’î

17. yy.’ın büyük şairlerinden Nef’î, yazdığı şiirlerden yüzünden zamanın müftüsü tarafından ”kafir” ilan edilir. Usta hiciv şairi ise bunu duyunca önce şu dörtlüğü kaleme alır:

Müftü Efendi bize kâfir demiş,

Tutalım ben O’na diyem müselman,

Lâkin varıldıkta ruz-ı mahşere,

İkimiz de çıkarız orda yalan.\

Önerilen Blog :  Sessiz Kalmayın: Yaşadığı Korkunç Fiziksel ve Duygusal Şiddet Yüzünden Twitter'da Yardım Çağrısı Yapan Genç Kızımız

(Müftü Efendi bana kâfir demiş, ben de ona Müslüman desem, mahşer gününe vardığımızda ikimiz de orada yalan söylemiş oluruz.)

Müftü Tahir Efendi bunu cevaplamakta zorlanınca küfüre sarılıp, şairi Kelp (Köpek) ilan ediyor. Cevap da gecikmeden geliyor kuşkusuz:

Tahir Efendi bana kelp demiş,

İltifatı bu sözde zâhirdir,

Malikî mezhebim benim zira,

İtikadımca kelp tahirdir.

(Tahir Efendi bana köpek demiş, belli ki bana iltifat ediyor, çünkü benim mezhebim Malikî’likte köpek Tahir’dir/temizdir)

(Tahir kelimesi aynı zamanda Arapçada temiz anlamına gelmektedir. Şairin ustalığı da kullandığı bu söz sanatından belli olmaktadır.)

11. Pablo Picasso

Paris, Almanların işgali altındadır. Naziler Picasso’nun evini aramaktadırlar. Pablo Picasso’nun ünlü Guernica tablosu (Guernica Y Luno adlı, Bask kasabasının iç savaşta, 1937’de Alman uçaklarının verdiği destek sayesinde milliyetçi İspanyol kuvvetleri tarafından yerle bir edilmesini anlatır) masanın üzerinde bulunmaktadır. Nazi subayı sorar: ”Bunu kim yaptı?”

Picasso ise o unutamadığımız cevabını şu şekilde verir:

– ”Siz.”

12. İngiliz kralı VIII. Edward – Mustafa Kemal Atatürk

İngiliz kralı VIII. Edward İstanbul’a Mustafa Kemal Atatürk’ü ziyaret etmek için geldiği zaman, Atatürk kendisine bir akşam ziyafeti düzenler. Ziyafetten önce: ”Bana İngiltere sarayında verilen ziyafetler ne şekilde olur, onu bilen birisini yahut bir aşçı bulunuz!” der.

Sonunda İngiliz sofra merasimine hakim bir kişiden öğrenerek sofrayı o şekilde düzene koyarlar. Akşam Kral sofraya oturunca sofra düzeninden memnun olur. Atatürk’e dönerek: ”Sizi tebrik eder ve size teşekkür ederim. Kendimi İngiltere’de zannettim” diyerek memnuniyetini bildirir.

Sofraya hep Türk garsonlar hizmet etmektedir. Bunlardan bir tanesi heyecanlanarak, elindeki büyük tabakla birdenbire yere kapaklanır. Yemekler de haliyle halılara dağılır. Misafirler yaşadıkları utanç yüzünden kıpkırmızı kesilirler. Fakat Atatürk Kral’a eğilerek o unutulmaz sözleri söyler: ”Bu millete her şeyi öğrettim, fakat uşaklığı öğretemedim.” der. Bütün sofradakiler Atatürk’ün muhteşem zekasına hayran kalırken, Atatürk garsona “görevine devam et” emrini verir.

Önerilen Blog :  Hepimizin Bildiği Tosun Paşa Aslında Kimdir?

13. Bedia Muvahhit

Bedia Muvahhit’i gören genç bir kız, gözleri şaşkınlık dolu bir ifadeyle Bedia Hanımın yanına gider:

– Ayy ben size hayranım Bedia Hanım. Ben de sizin gibi aktrist olmak istedim; ama annem “orospu olursun” diyerek izin vermedi.

Bedia Muvahhit kıza bakar ve lafı yerleştirir:

+ Peki sonra nasıl oldun?

 

 

Kaynak: Onedio

Özdemir Asaf’ın Lavinia Şiirinin Az Bilinen Hüzünlü Hikayesi

Ortaokul Öğrencisi Hamza’nın Uyarısıyla Harekete Geçen Buski Değişikliğe Gitti