İstanbul’un Kayıp 10. Adası Vordonisi’ye Ne Oldu?

İstanbul’un adalarını hepimiz biliyoruz. Şu an sadece dokuzunu görebilsek de aslında bu adalar on taneden oluşuyor. Kayıp ada Vordonisi’nin akıbetini öğreneceğiz bugün.

 

1. İstanbul Adalarını Biliyoruz; Büyükada, Heybeliada, Burgazada, Sedefadası, Kınalıada, Yassıada, Sivriada, Kaşıkadası ve Tavşanadası.

2. Ancak Söylenenlere Göre İstanbul’da 10 Ada Vardı. Peki Bu Ada Neredeydi?

O ada Manastır Kayalıkları, Bostancı Çöken Ada ve Höreke adlarıyla bilinen ve iki adacıktan oluşan Vordonisi (Vordonos) adası.

3. Vordonisi’nin Tarihi.

Aynı diğer adalar da olduğu gibi Bizans döneminde sürgünlere ve din adamlarına ev sahipliği yapan Vordonisi adasının en önemli yapısı manastırıydı. Vordonisi Manastırı’nı ise keşiş Photios tarafından yaptırılmıştır. Photios, normal bir manastır keşişi iken, erkek kardeşi Sergios’un İmparatoriçe Theodora’nın kız kardeşi ile evlenince, önce Saray’a gelmiş, burada kendisine çeşitli görevler verilmiş nihayet Rum Patriği Ignatios’un görevinden atılması üzerine çok genç sayılabilecek 38 yaşında Ortodoks Rum Kilisesi Patriği olmuştur. Eski Patrik Ignatios da, günümüzde Küçükyalı’nın bulunduğu bir bölgede bulunan manastıra sürgüne gönderilmiştir. İki Patrik arasında yaşanan çekişmenin asıl sebebi ise “İkonoklazm”, yani ikona düşmanlığıdır. Kiliselerin içine ikonaların konulup konulmayacağına dair fikir ayrılığına düşmüşlerdir. (İkona “Helence: eikon: tasvir”, Doğu Hristiyan geleneğinde, kutsal kişi ve olayların konu edildiği, duvarlara ya da ahşap levhalar üstüne yapılmış tasvir.) Yeni Patrik Photios’un ilk işi ise, Bulgar Kilisesi’ni kendisine bağlamak olmuş; ardından da uygulamalarını beğenmediği Vatikan’daki Papa’lığa rest çekmiştir. Yaşanan bu olaydan sonra Hristiyan dünyası büyük bir bölünme yaşamıştır. Devrik Patrik Ignatios ise Küçükyalı’da Bryas Sarayı’nın kalıntısı üzerine çok güzel bir manastır yaptırmış, bu manastıra Satyros (Satiros) Manastırı adı verilmiştir. Bir süre sonra olaylar gelişmiş ve her şey tersine dönmüştür. Bu kez Patrik Photios görevden alınarak Vordonisi Adası’na sürgüne gönderilmiş, yerine de devrik Patrik Ignatios yeni Patrik olmuştur. Anlatılanlara göre Ignatios ölünce, Photios yeniden Patrik olmuş; on bir yıl kadar Patriklik yaptıktan sonra 867’de tekrar azledilmiş ve ömrünün son yıllarını Vordonisi Adası’ndaki manastırında geçirmiştir.

Önerilen Blog :  Polisten Kaçmak İçin Sosyal Medyadan Ölüm Haberlerini Paylaştıran Cezaevi Firarisi

4. Toprak Yapısı Yüzünden Depremle Birlikte Sulara Gömüldü.

Bizans’ın başkenti İstanbul’da, Temmuz 1010’da tarihindeki en büyük depremlerinden birini yaşar ve Vordonisi adası da bu depremin ardından sular altında kalır. Adanın üstünde yaşayanlarla birlikte sulara gömülmesi, diğer adalarda yaşayanların depremden korkmasına sebep olmuş. Ancak yakın tarihte yapılan bilimsel araştırmalarda diğer adalar için böyle bir risk öngörülmediği, çünkü tüm adaların granit kayalıklar üzerinde yer aldığı açıklandı. Alüvyon bir tabakada oluştuğu için Vordonisi diğer adalardan jeolojik olarak farklıydı.

5. Kayıp Ada Bir Harita Sayesinde Tekrar Gün Yüzüne Çıkıyor.

Sözlü gelenekle aktarılsa da zamanla bir şehir efsanesine dönüşen Vordonisi, Fener Rum Patrikhanesi’nin MS 500 tarihli İstanbul haritasının tekrar incelenmesi sonucunda yeniden fark edilmiştir. Haritada İstanbul’a en yakın ve en küçük adanın neresi olduğu sorgulandığında cevap yine Vordinisi olmuş. Kayıp adayı yakın tarihte ortaya çıkaran isim Büyükadalı Dr. Akilla Millas’tır.

6. İtalyan Öğretim Görevlisinin Çalışmalarının Sonucu Vordonisi’ye Vardı.

İtalya Salerno Üniversitesinde Ortaçağ Latin Araştırmaları Bölümü Öğretim Üyesi olan Alessandra Ricci, Satyros Manastır’nı araştırırken manastırın ikizinin Vordonisi adasında olduğunu ortaya çıkardı.

7. Yapıda Denizin Altına Doğru Giden Uzun Dehlizler Bulunuyordu.

Günümüzde Küçükyalı, Çınar mahallesi semt camisinin ve muhtarlık binasının yanında bulunan yıkıntının 9. yüzyıldan kalma Satyros Manastırı veya Bryas Sarayı olduğu ortaya çıktı. Yapıyı 1936 yılında Prof. Dr. Semavi Eyice ortaya çıkarmıştır. Söylenenlere göre, Satyros Manastırı’ndan denizin altına doğru giden uzun dehlizler (yer altı geçitleri) bulunuyor; ayrıca bu geçitler iki manastırı da birbirine bağlıyordu. Tabii bunlar dedikoduan ibaret, o dönemin teknolojisi ile oksijensiz bir şekğilde su altında ilerlemek mümkün değildi. Ancak, manastırdan deniz kıyısına gizli çıkış yerleri olan kaçış tünelleri olabilir. Örneğin Beykoz’daki Hünkâr Kasrı’nın gizli kaçış tünelleri gibi…

Önerilen Blog :  Tanıştığı Sokak Kedisiyle Birlikte Hayatı Değişen Uyuşturucu Bağımlısının Hikayesi

8.

Aslında Vordonisi’ye yıllar boyunca birçok kez dalış yapıldı. Ancak yakın tarihte Maltepe Belediyesi’nin öncülüğünde Vordonisi ile alakalı çalışmalar hızlandırıldı. Amaç, adayı UNESCO Dünya Mirası listesine sokmak ve dalış turizmine açmak. Ancak Marmara Denizi’nin kirlilik oranı ile bu çalışmanın nasıl yapılacağı merak konusu.

9.

Su seviyesi yükselmeden önce adadadaki yapılar çok daha net görülebiliyordu. Günümüzde Bostancı’dan Büyükada’ya vapurla geçerken iki deniz fenerinin yanından geçilir. İkinci fenere, yöre halkı tarafından “Çakar” ismi verilmiştir. Vordonisi, Küçükyalı – Bostancı sahilinin tam karşısında kıyıdan yaklaşık 3 mil kadar uzaklıktaki bu ikinci fenerin altında bulunmaktadır. Bu bölgede sahilde otururken de denizde görülen köpüklü alan Vordonisi’yi işaret eder. Satyros Manastırı’nın kalıntıları da Küçükyalı Karayolları’nda E5’ten minibüs caddesine inerken görülebilir. Küçükyalı, Çınar mahallesi semt camisinin ve muhtarlık binasının yanındaki yıkıntı, Maltepe Arkeolojik Parkı olarak adlandırılmıştır.

 

Kaynak: Onedio

Şarkıcı Berkay’ın Karısına Askıntılık Edip Üstüne Şarkıcının Burnunu Kıran Arda Turan’la Alakalı Atılan Tweetler

Obradovic’in Bir Basketbol Koçundan Daha Fazlası Olduğunu Gösteren Röportajı