Hayatın Her Alanında Açıklamalar İçin Kullanılabilen Bir Garip İlke: Pareto İlkesi

Bazen hayat içinde gerçekleşen olaylara bakış açımızı değiştirdiğimizde olaylar arasında farklı ilintiler görmeye başlayabiliriz. Aslına bakarsanız Pareto İlkesi de bunun gibi hayat içindeki önemli ya da önemsiz olaylara etki eden bir prensip olarak karşımıza çıkıyor. Kısaca açıklamak gerekirse ortaya çıkan etkinin %80’i, etkenlerin sadece %20’sinden kaynaklanır. 80/20 kuralı olarak da duymuş olabilirsiniz bu kuralı daha önce.

 

1. İtalyan Matematikçi ve Ekonomist Vilfred Pareto’nun Fark Etmesiyle Fark Edilen İlke.

İtalyan ekonomist  19. yüzyıl İngiltere’sinin servet ve gelir dağılımını incelerken ülke zenginliğinin %80’lik kısmının nüfusun %20’lik kısma ait olduğunu fark etti. Sonrasında İtalya da dahil olmak üzere birçok ülkenin gelir dağılım araştırmalarını incelediğinde aynı oranda bir dağılıma sahip olduğunu gözlemledi.

2. Gözlemlerinden Sonraki Her Veride Bu Tahmin Edilebilir Sistematik Dengesizlik Modelini Gördü.

Bu olasılık kuramının şans eseri veya rastgele oluşmasının mümkün olmayacağını anlamış olup büyük bir keşifte bulunduğunu fark etse de kendisini ve kuramı açıklama konusunda başarısız  olmuştur.

3. George K. Zipf ve Joseph Moses Juran gibi İktisatçılar Canlandırana Kadar Bu Kuramın Üstü Yaklaşık 50 Yıl Örtülü Kalır.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında hak ettiği ilgiyi ve değeri görmeye başlayan bu kuram 80/20 İlkesi, Pareto Yasası, Asgari Çaba İlkesi veya Dengesizlik İlkesi gibi isimlerle kabul edilmeye başlanmıştır.

4. Hak Ettiği İlgiyi Görmeye Başladıktan Sonra Şirket Politikasından Kişisel Gelişime Kadar Birbirinden Farklı Bir Sürü Farklı Alanda Kullanılmaya Başlandı.

Eğer ki bir işin %80’lik kısmını halletmek istiyorsak o işin en önemli %20’lik kısmını halletmeliyiz  gibi bir seçenek sunuyor bize Pareto Prensibi

5. Zaman Kullanımı da Bizler İçin Bu Prensibe Göre İşliyor Diyebiliriz.

İlkemize göre hayatımızdaki bir etmeni %20 halledebilmek için çabamızın dolayısıyla da zamanımızın %80’lik kısmını harcıyoruz.

Önerilen Blog :  Okula Gidebilmek İçin Bir Poşetin İçinde Nehrin Karşısına Geçen Vietnamlı Çocuklar

6. Bu Oranı Sadece 80/20 Şeklinde Tanımlamıyor İlke Elbette.

Bu dengesizlik, 65/35, 75/25, 70/30 veya aradaki sayıların her hangi bir kümesi şeklinde de olabiliyor lakin yine de nedenler ve sonuçlar arasındaki dengesizlik oranı kaçınılmazdır diyor Pareto İlkesi.

7. Tüm Nedenlerin Aşağı Yukarı Aynı Öneme Sahip Olmasını Beklemeye Meyilliyiz.

Nedenler ve sonuçların genellikle eşit orantılı olduğu yönünde  gayet doğal ve neredeyse demokratik bir meyilimiz var. Bu bakımdan insanlar sezgiseldir.Bazen gerçekten böyle sonuçlansa da 50/50 dengesi nadiren gerçekleşir ve bu yanlış bir algıdır. Bu yüzden Pareto İlkesi sezgiselliğe karşıdır.

8. Pareto İlkesi Neredeyse Hayatın Her Alanında Karşımıza Çıkıyor.

Örneklemek gerekirse:

Dünyadaki enerji kaynaklarının yüzde 80’i, nüfusun yüzde 20’si tarafından tüketiliyor.

Elbiselerimizin yüzde 20’sini, zamanın yüzde 80’inde giyiyoruz.

İşlenen suçların yüzde 80’inin faili, suçluların yüzde 20’si.

Şikâyetlerin %80’i, olası nedenlerin yüzde 20’sinden kaynaklanıyor.

Microsoft en fazla raporlanan hataların %20’sini çözerek, çökmelerin %80’inin engellenmesinin

mümkün olduğunu belirtmiş.

Telefon rehberimizdeki numaraların yüzde 20’siyle, konuşmalarımızın yüzde 80’ini gerçekleştiriyoruz.

Nobel ödüllerinin % 86’sını, ülkelerin %20’si kazanıyor.

Bu örnekleri rahatlıkla çoğaltabiliriz.

9. Bu İlkenin Satış İçin ve Doğal Olarak Şirket Politikaları İçin Belirleyici Olması da Şaşırtıcı Olmuyor.

Kaba bir hesaplamaya bakıldığında şirkete giren paranın %80’i  ilk sıradaki %20 lik müşterilerden geliyor. Yüksek satış performansı yakalamak için  en üst %20’lik müşterilerinizi elinizde tutmanız kâr marjınızın %80’lik kısmını garantilemeniz gibi bir anlama geliyor. Bir avuç müşteri yaşamsal önem taşır. Bir çoğu ise önemli değildir gibi bir anlam da bununla beraber söylenebilir.

10. Birçoğumuzun Günlük Yaşamında Olan Durumlar.

Gün içerisinde öncelik sırası yüksek olmayan birçok mail ve telefon alırız. Hızlıca cevaplamalar yapıp elimizdeki işe dönsek de bir diğeri tekrardan karşımıza çıkar. Gün sonunda elle tutulur hiçbir iş yapmadığımızı fark ederiz.

Önerilen Blog :  20 Yıllık Eşini Öldürmesi için Kiralık Katil Tutan Ispartalı Kadın Fransa Gündeminde

11. Elinizde Bir İşi Bitirmek İçin Ne Kadar Süre Olursa, O İşi Bitirmeniz O Kadar Sürer.

Pareto prensibi ile aslında hayatımızdaki sonuçların %80’lik kısmını kontrol etmek için önemli olan %20’lik  nedenleri halletmemiz gerektiğini bize söylüyor. Eğer sezgisel davranıp tüm nedenlerin aynı önemde olduğunu varsayarsak angarya işler için zamanımızın ve çabamızın %80’lik kısmını kullanmamız ve sonuç olarak sadece %20 lik bir etki alacağımızı fark etmemiz anlamına gelir. Bu yüzden hangi nedenlere önem vermemiz gerektiğinin bilincinde olmak gereklidir.

 

Kaynak: Onedio

Yeni Jenerasyon Neden Ev ve Araba Almak Yerine Seyahat ve Etkinliklere Para Harcıyorlar?

Ünlülerin Kedi Alemindeki İkizleri