Einstein’ın Atatürk’e Yazdığı Mektup ve Akıbeti

Türkiye tarihine yön veren Atatürk’e, Dünya tarihine yön veren Albert Einstein’dan gelen mektup ve akıbeti hakkında fazla bilgi sahibi değiliz. Ancak bu yazıda ayrıntılarıyla neler yaşandı, nasıl yaşandı anlatılmakta.

 

1. Henüz O Yıllarda Berlin Üniversitesi’nde Öğretim Görevlisi Olan Albert Einstein, İşleri Zorlaştıran Nazi Baskısına Dayanamayarak Paris’e Taşındı.

2. Yine de Almanya’da Bulunan Yahudi Öğretim Görevlileri Hala Güvende Değillerdi. Bu Değerli ve Tecrübeli İnsanlar Sığınacakları Güvenli Bir Ülke Arayışındaydılar.

3. Tam da Bu Sebeple 17 Eylül 1933’te Albert Einstein İmzası Taşıyan Bir Mektup OSE Tarafından Aatürk’e İletilmek Üzere TC Başbakanlığı’na Gönderildi.

4. Mektubun Aslı:

Ekselansları,

OSE Dünya Birliği’nin şeref başkanı olarak, Almanya’dan 40 profesör ve doktorun bilimsel ve tıbbi çalışmalarına Türkiye’de devam etmelerine müsaade vermeniz için başvuruda bulunmayı ekselanslarından rica ediyorum. Sözü edilen kişiler, Almanya’da yürürlükte olan yasalar nedeniyle mesleklerini icra edememektedirler. Çoğu geniş tecrübe, bilgi ve ilmi liyakat sahibi bulunan bu kişiler, yeni bir ülkede yaşadıkları takdirde son derece faydalı olacaklarını ispat edebilirler. Ekselanslarından ülkenizde yerleşmeleri ve çalışmalarına devam etmeleri için izin vermeniz konusunda başvuruda bulunduğumuz tecrübe sahibi uzman ve seçkin akademisyen olan bu 40 kişi, birliğimize yapılan çok sayıda başvuru arasından seçilmişlerdir. Bu bilim adamları, bir yıl müddetle, hükümetinizin talimatları doğrultusunda kurumlarınızın herhangi birinde hiçbir karşılık beklemeden çalışmayı arzu etmektedirler. Bu başvuruya destek vermek maksadıyla, hükümetinizin talebi kabul etmesi halinde sadece yüksek seviyede bir insani faaliyette bulunmuş olmakla kalmayacağı, bunun ülkenize de ayrıca kazanç getireceği ümidimi ifade etme cüretini buluyorum.

Ekselanslarının sadık hizmetkârı olmaktan şeref duyan,

Prof. Albert Einstein

6.Bu mektubu okuyan dönemin Başbakanı İsmet İnönü, mektubu o dönemde görev yapan Milli Eğitim Bakanı Reşit Galip Bey’e gönderdi. Lakin sonuç olumsuzdu.

Ve Einstein’a şu şekilde cevap mektubu gönderdi:

Saygıdeğer profesör,

İktidardaki hükümetin politikası gereği Almanya’da bilimsel ve tıbbi çalışmalarını yerine getiremeyen 40 profesör ve doktorun Türkiye’ye kabulünü dileyen mektubunuzu aldım. Bu beylerin hükümetimiz kuruluşlarında bir yıl ücretsiz çalışmayı kabul ettiklerini gördüm. Teklifiniz çok çekici olmasına rağmen ülkemiz kanun ve nizamları gereği size olumlu cevap verme imkânı göremiyorum. Saygıdeğer profesör, bildiğiniz gibi şu anda 40’tan fazla profesör ve doktor istihdam etmiş durumdayız. Çoğu benzer nitelik ve kapasitede olan bu şahıslar da aynı politik şartlar altındadırlar. Bu profesör ve doktorlar burada geçerli kanun ve şartlar altında çalışmayı kabul etmişlerdir. Şimdiki halde, çeşitli kültür, dil ve kökenlerden gelmiş üyelerle çok hassas bir oluşum geliştirmeye çalışıyoruz. O nedenle içinde bulunduğumuz şartlar gereği daha fazla personel istihdam etmemizin mümkün olmadığını üzülerek bildiririm.
Saygıdeğer profesör,
Arzunuzu yerine getirememenin üzüntüsünü ifade eder, en iyi duygularıma inanmanızı rica ederim.

İsmet İnönü

7. Başvuru Reddedilmişti Ancak Buna Rağmen Einstein’in İstediği 40 Bilim İnsanı Değil 190 Alman Bilim İnsanı Atatürk Sayesinde Türkiye’ye Geldi.O Dönemde Başbakan ve Bakanlar Kurulunun Karşı Çıkmasına Rağmen Bu Önemli Bilim Adamlarına Kapıyı Açan Kişi de Tahmin Edebileceğiniz Gibi Mustafa Kemal Atatürk’tü.

 

Kaynak: Delidenhaber

Halı Yıkamanın Felsefesini Yapan Esnaf: Duygusal Halı Yıkama

1997 Yılında Aselsan Tarafından Üretilmiş Yerli Cep Telefonunun Hüzünlü Akıbetini Anlatan Twitter Floodu