Dünyanın En Değerli Girişimi Olmayı Başaran TikTok’un Başarısının Arkasında Yatan Sır

Hepimiz artık yeter dedirten TikTok videolarıyla sınanıyoruz. Kabul etsek de etmesek de dünyanın en değerli girişimi olmayı başarmış olan TikTok’un altında büyük bir başarı yatıyor. Dünya devi Çin’in başarılarından biri olan TİkTok’un hikayesine göz atalım.

 

1. Hepimiz Grafiğin Bir Parçasıyız.

Sosyal medya günlük hayatınızın vazgeçilmez bir parçasıysa, artık alışkanlıklarınızın ilgi duyduğunuz alanların ya da karakterinizin analiz edilmesi durumuna alışmışsınız demektir. Bunun farkında olmak, insanları ilk başta korkutsa da zamanla neredeyse hepimiz, bilgi çağına uyum sağlamış hale geldik. Adeta dünyanın en büyük organizması olan Big Data’nın bir parçası olarak, kendi kimliklerimizi sosyal medya mecralarına adadık. Tüm insanların adeta bir kartopu gibi bir araya geldiğini düşünün. İşte o kar topunun nereye doğru ilerleyeceğine karar veren şey eğilimlerimizin ortalamasıdır. Ne kadar anonim olursanız olun, istediğiniz kadar internetten uzakta kalın, yeryüzünde bu dünya ile tanışmayan çok az insan var. Onlar da dünyanın en ücra köşelerinde yaşayan kabilelerden ibaretler. Bu hayatla içiçe olan bizler, internetteki büyük bir eğilim grafiğinin parçasıyız. İster istemez, kartopuyla birlikte yuvarlanıyoruz.

2. Sosyolojik Araştırmalara Ödenen Milyonlarca Dolar.

O kartopu ile birlikte bilinçsiz bir şekilde savrulmak istemiyor olabilirsiniz. Siz bunun için direnirken, o kartopunun istikametini önceden öğrenmeye çalışan bazı topluluklar var. Teknoloji şirketi olarak bildiğimiz bu topluluklar, toplumsal eğilimleri haritalandırmak için milyonlarca dolarlık sosyolojik araştırmalar yapıyorlar. Ellerindeki ürünü, iyi bir fikri de ona göre şekillendiriyorlar. Çin’in kendi halkı ile araştırma yapmasının, her türlü ortamda kendi vatandaşları hakkında dijital veriler oluşturmasının nedeni de bu. Hatta son yıllarda yaşanan Çinli şirketlerin yükselmeseiyle birlikte, her ne kadar hala resmiyete dökülmese de ortaya çıkan bir şey var: Şirketleri de Çin’in politikalarına göre hareket ediyorlar. Bunun en somut örneklerinden birisi, Bytedance isimli bir şirket. Bizler Bytedance’ı daha çok TikTok isimli tuhaf uygulamadan tanıyoruz.

Önerilen Blog :  Geçirdiği Kalp Rahatsızlığı Yüzünden El Yazısı Bozulan Annesinin El Yazısını ve Son Kalp Atışlarını Dövme Olarak Yaptıran Adam

3. Değeri 75 Milyar Dolar Arttı.

Ondan önce Musical.ly olarak bildiğimiz TikTok sayesinde, evet sadece tek bir uygulamayla, dünyanın en değerli girişimi olmak. Bu başarı, kesinlikle gelişigüzel, kazara olan bir şey değildi. Uygulama Musical.ly olduğu dönemlerde aynı şekilde çok yaygındı, ancak 5 yaşındaki şirket Bytedance tarafından satın alındığında 3 yaşındaydı. Asıl çıkışı TikTok adıyla yeniden oluşturulduğunda yakaldı. Tam tamına 75 milyar dolar daha fazla değere sahip olan Bytedance, inanılmaz derecede yüksek paralar ödeyen ciddi yatırımcıların aklını çelmeyi başardı. Üstelik bunu müstehcen videolar görmek isteyenleri ikna etmek gibi basit bir formülle başardı.

4. Yapay Zekalar Öğrenir.

35 yaşındaki Bytedance’in kurucusu Zhang Yiming, medyatik ve tanınan bir isim değil. Ancak dünyanın dört bir yanında ilgi gören ilk Çinli internet şirketinin sahibi, kaotik bir şekilde kendini göstermek isteyen insanlar için olan bir uygulamanın sahibi olmasına rağmen kameraları sevmiyor. Zhang, yaptığı bir açıklamada “İnsanların bilgi alıp tüketme yollarında devrim yapmak için, mobil internet teknolojilerini ve yapay zekayı bir araya getirdik” diyor. Evet karaoke tabanlı ya da fiziki güzelliğini sergileyen insanlar gündelik hayatta, sıradan bizler için “bilgi” niteliği taşımıyorlar. Yazının başına dönelim. Eğilimler, eğilimlerimizi araştıran şirketler ve Big Data. Bytedance gibi şirketler için her şey “bilgidir”, yazılımlar unutmaz, yapay zekalar öğrenir.

5. Çin ABD’yi Kendi Silahıyla Vurdu.

Yapay zeka, öğrenir, TikTok’a bir video atarsınız, bir başkası izler. Çektiğiniz video ne kadar kişiye ulaşırsa yapay zekâ sizi ona göre analiz eder. TikTok içerikleri resmî kurumlar ve servisler tarafından üretilen bilgiyi içermediği için kalkıp da tık tuzağı (clickbait) yapıldığını kimse söyleyemez. Eylül ve Ekim 2018 döneminde TikTok, Play Store ve App Store üzerinden en çok indirilen sosyal medya uygulaması oldu. Facebook, Instagram, Snapchat ve hatta YouTube’dan daha fazla indirildi. Üstelik ABD’de bile ABD’li uygulamalardan daha fazla indirildi. Çin ABD’yi kendi platformlarını kullanarak, kendi silahıyla vurdu.

6. Bizler de Değişimin Bir Parçası Olmalıyız.

TikTok, küresel ekonomide, ABD’li şirketler tarafından yönetildiğini düşündüğümüz teknoloji sektöründe, sosyal korsanlık taktiklerini acımasızca kullanıldı. Her şeyi bir kenara bırakacak olursak sonuç olarak Çinli bir şirketin ABD’nin temelini attığı yolları kullanarak, dünyayı kasıp kavurduğunu tanık olduk. Emin olun ki bu bir açık. Tartışmamız gereken mesele TikTok’u kullanmak ya da kullanmamak değil, böyle girişimleri yapmak için neyin eksik olduğunu bulmak. Bulmak ve dünya değişirken, değişimin mimarlarından olmak. Dans ederek ya da dans edenlerin sağlık durumunu tartışarak bir yere varmamız çok güç.

Önerilen Blog :  İsveç'te Yılın Kahramanı Seçilen 63 Yaşındaki Fatma Teyze'nin Gururlandıran Mücadelesi

 

Kaynak: Webtekno

Twitter’da ”Eve Geldin Karşında Şu Şekilde Duruyorum” Yazan Kızla Alakalı Yapılan Goygoylar

Gördüğünüzde Yüzünüzde Gülümseme Yaratacak Türklere Özgü Davranışlar