Bir Zamanlar Sokakta Kağıt Toplayarak Hayatını Sürdürürken Çöpten Bulduğu Kitapla Hayatı Değişen Adam

Bazen hayatımızın dönüm noktalarında güzel tesadüfler vardır. Ufak dokunuşlarla hayat bambaşka yerlere doğru evrilebilir. O hikayelerden birisi Oktay Çetinkaya’nın başına geliyor. Çöp toplayarak hayatını idame ettirirken çöpten bulduğu bir kitabı okuyarak bambaşka bir tutkusunu keşfeden Oktay Çetinkaya’nın gülümseten hikayesini okuyalım.

 

1. “Muğlaya Bağlı Ortaca Kazasının Çöplüğü, Yıl 1997. Ben Yarı Çıplak ve Diğer Geri Dönüşüm Emekçisi Arkadaşlar. Fotoğrafı İstanbulda Çöpte Bulduğum Makina ile Çekmişti Bir Arkadaş ..”

Alkolik ve kumarbaz bir baba ile dilencilik yapan bir annenin çocuğu olarak, Adana’da dünyaya gelmişti Oktay. Sadece ilkokulu okuyabildi, sonrasında bir kaportacının yanında işe girdi. Henüz çocuk yaşında, çarpık düzenin ağırlığını, en acımasız haliyle omuzlarında hisseden Oktay, daha sonra, hurdacılara satmak için kablo, kanalizasyon kapağı gibi malzemeler çalmaya başladı… Hırsızlık yaparken karşılaştığı kağıt toplayıcılara özendi ve aslında onu bambaşka bir yolculuğa sürükleyecek olan işle; yani kağıt toplayıcılığıyla böylece tanışmış oldu.

2. “Sokaklarda çalışırken, 1996 yılı beyoğlu, yorucu güzel günlerdi…”

Ardından İstanbul sokaklarında kağıt toplamaya başladı. Diğer kağıt toplayıcıları, tinerciler, sokak çocukları, sokak hayvanları; ailesiydi artık. Kitap demek, sadece ekmek parası demekti Oktay için. Çöpte bulduğu kitapları bazen sahaflara satıyor; parasını alıyordu. Zaten sadece ilkokulu bitirebilmişti; sonrasında ise kitaplarla tek ilişkisi bu şekilde olmuştu.

3. Artık Çöpte Bulduğu Kitapları Biriktirmeye ve Hepsini Teker Teker Okumaya Başladı.

Oktay önce o kitabı bitirdi, sonra diğerini… Derken artık çöpte bulduğu kitapları biriktirmeye ve hepsini teker teker okumaya başladı. Bu sebeple artık, kitapları da satmıyordu sahaflara. Arkadaşları ile kaldıkları mekanda biriktiriyor, gözü gibi sahipleniyordu onları… En çok da Dostoyevski’yi seviyordu.

4. Önce Kendine Bir Tezgah Açtı Ardından Bir Mekan Tuttu.

Önerilen Blog :  Takıma Katıldığı Günden Beri Mağlubiyet Yüzü Göstermeyen Yeni Malatyaspor Maskotu Cesur

Önce kağıt toplamayı bıraktı; sokakta bir kitap tezgahı açtı; sonra bu iş için bir mekan tuttu kendisine. Oktay’ın Beyoğlu’na açtığı dükkan(Lamelif Sahaf), yıllar içerisinde birçok araştırmacının da uğrak yeri oldu. O kadar severek yapıyordu ki işini, zaten başarılı olması kaçınılmazdı.

5. Çöpte Dostoyevski Buldum Adında Bir Belgeseli Bile Çekildi.

Onun bu muazzam hayat hikayesi bir de belgesele konu oldu: Çöpte Dostoyevski Buldum Oktay Çetinkaya’nın hikayesi yönetmen Enis Rıza tarafından 2009 yılında 83 dakikalık bir belgesele çekildi. Belgeselde Oktay’ın annesi, dostları, işverenleri onunla ilgili öyle şeyler anlatıyor ki, insan izlerken oturup kendi hayatını sorguluyor; acaba gerçekten anlamlı bir yaşama mı sahibim diye…

6.

Oktay’ın “fakirmeczup” adında da bir Instagram hesabı var; hesabında sokaklardan tanıdığı; sokaklarda tanıştığı insanların hikayelerini anlatıyor.

“Adem abi karadenizli eski bir gemi kaptanı. Yirmi yıl önce istanbula ilk geldiğim yıl tanıdım Adem abiyi. O’da birçok insan gibi etrafındaki insanlara ve hayata uyum sağlayamayıp sokağa ve çöplüğe sığınanlardan. Bir bilseniz öyle ilginç bir insanki.”

7.

“Cem kırk yaşında, bir kırk boyunda bir sokak insanı. Birde kardeşi tinerci metin vardı , beyoğlunda terk edilmiş bir binada cesedi yanmış halde bulunmuştu, esnaf çok severdi metini abisi cem gibi. Doksanlı yıllarda bir gazete kupon ile televizyon veriyordu ,cem sokakta yaşamasına rağmen her sabah bir adet gazete alıp kuponlarını kesip biriktiriyordu annesine televizyon hediye edebilmek için.”

8.

“Sevim ablanın kocası Tahir abi geçtiğiğimiz aylarda vefat etti . Tahir abide hayatı boyunca çöplerden topladıklarını satarak geçimini sağlamış bir insandı. Karı koca okuma yazmaları yok, çocuklarıda okula gitmedi. Sevim abla çok hasta ,Torunu yardım etmek için Sevim abla ile birlikte çıkmış işe , poşetlerini taşımasına yardım ediyor anneannesinin.”

Önerilen Blog :  Naaşı Tam 22 Senedir Ege Denizi'nin Derinliklerinde Yatan Kahraman Şehidimiz Nail Erdoğan

9.

“Nıhat abi 75 yaşında bekar bir teknoloji mağduru. Eskiden beyoğlu esnafının tabelalarını boyar, yazar, çizerdi . Arada boya badana işleride yapardı ama asıl işi tabelacılık nihat abinin, teknolojiye ayak uyduramadığı ve birazda huysuz olduğu için bu aralar durumu hiç iyi değil.tophanede yıkılmak üzere olan bir binada tek başına yaşıyor, zamanında benimde içinde yaşadığım bir binada. 50 yıldır tophanede yaşıyor nihat abi, ne hikayeler var nihat abide ah bir yazabilse”

 

Kaynak: Listelist

Bir Madde Bağımlısıyken Milyardere Dönüşen Adamın İlham Veren Hikayesi

Aileleriyle Alakalı Attıkları Tweetlerle Hepimizi Güldürmeyi Başaran Twitter Kullanıcıları