Ankara’da Yaşadığı Umumi Tuvaletten İngiltere’nin En Zengin Şeflerinden Biri Haline Gelen Hüseyin Özer’in Hikayesi

Hepimiz hayata aynı fırsatlarla başlamayabiliyoruz. Koşullar sebebiyle diğerlerinin çok gerisinde başlamak kimileri için bir handikap olsa da kimileri hırslanarak hedeflerine kararlı bir şekilde ilerliyor. Hüseyin Özer’in hikayesi de bunu anlatıyor işte. Yaşadığı bir çok zorluğa rağmen hedefine ilerlemekten vazgeçmiyor. Zorluklara rağmen başarıyı göğüslüyor ve adeta bizlere örnek olarak dikiliyor.

 

1. Hiç Okula Gitmedi.

Şu an 63 yaşında olan Hüseyin Özer, Tokat’ta doğup büyümüş. Ancak travmalarla dolu, çok zor bir çocukluk geçirmiş. Henüz çok küçükken annesi ve babası ayrılıyor ve onu istemiyorlar. O da bir ağanın yanına veriliyor. Hayatı boyunca hiç okula gitmeyen Hüseyin Özer, keçi güderken kendi deyimiyle “Çoban Celal Emmi”den okuma yazmayı öğreniyor. Değnekle taşa toprağa yazı yazarak kendini geliştiriyor Hüzeyin Özer.

2. Öz Abisi Tarafından Öldürülmeye Çalışıldı.

Bu esnada Hüseyin Özer’in ailesinden yediği darbelerin de ardı arkası kesilmiyor. Öz abisi, anne tarafından kalan tarlalara tek başına konmak için zehirli incir vererek onu öldürmeye çalışıyor. Ancak amacına ulaşamıyor.

O günü şöyle özetliyor Özer:

“Bir gün zehirli inciri ağzıma attım ama bir şey engel oldu ve hemen tükürdüm. Çocuklara anlattığımda bana bohçalarını açmışlardı ve ne güzel bir yemek yemiştim bilemezsiniz. Yani, zehir yediğim gün en mutlu günümdü.”

3. Annesi, Babasını Vuracağı Silahı Almak İçin Onu Ankara’ya Gönderiyor, Ankara’da Tuvaletlerde Kalıyor.

Ardından annesi bilet alarak Hüseyin’i Ankara’ya gönderiyor. Amacı, Hüseyin’in orada para kazanıp onu evlatlıktan reddeden babasını vurmak için silah alabilmesi. O esnada 11 yaşında küçücük bir çocuk tabii Hüseyin. Kimse daha çocuk diye ona iş vermiyor. O da çakmak taşı, benzin satarak günde 75 kuruş kazanabiliyor.

Kalacak yeri de yok. Sıhhıye’de bir umumi tuvalette kalıyor. Orada yatıp kalkıyor. “O tuvalet benim için çok güzeldi, çünkü yatacak yerimdi. Minnettarım ben o tuvalete.” diye anlatıyor o günleri.

Önerilen Blog :  Durduramıyoruz! Her Saniye Artan Dolarla Alakalı Atılan Tweetler

Kazandığı parayla ise köfte ekmek bile alamıyor. Bir ciğerciyle anlaşıyor. Günde 75 kuruşa bir öğün ciğer yiyerek karnını doyuruyor.

4. Bir Emekli Albaydan İngilizce Öğreniyor

Ancak Hüseyin Özer, Ankara’da biriktirdiği parayla babasını vurmak için silah almak yerine İstanbul’a gitmeyi tercih ediyor. Meyhanelerde komilik yapıyor bir süre. Burada biriktirdiği parayla ise ancak bir kömürlük kiralayabiliyor. Ancak Hüseyin’e göre bu kömürlük onun yaşamını değiştiriyor, çünkü hayatının en önemli kararlarını burada veriyor. Mesela burada emekli bir albaydan İngilizce dersi almaya karar veriyor ve Londra yolculuğu da böyle başlıyor.

5. “Alafranga Tuvalette Nasıl Yıkanılırsa Öyle Yıkandım”

Askerliğini bitirdikten sonra bir yolunu bulup kendi deyimiyle “Talebelerin Arasına Karışıp” Londra’ya geliyor. Burada bir kebapçıda iş buluyor. Kebapçının bodrumunda kalıyor. “Alafranga tuvalette nasıl yıkanılırsa öyle yıkandım” diyor Hüseyin Özer o günlerden bahsederken.

6. Şimdi Ünlü Restoran Zinciri ”Sofra”nın Sahibi.

Dört sene sonra ilk lokantasını açıyor. Beş kuruş parası yok tabii. Ama bir arkadaşı ona güvenip onun için elini taşın altına sokuyor. Hüseyin Özer de onu hayal kırıklığına uğratmıyor tabii. Sonra daha eleman olarak çalıştığı bir lokantayı daha satın alıyor. Bu sırada haraç mafyasından çok çekiyor, çok zorluklar yaşıyor ancak bu onun başarılı olmasını engelleyemiyor.

7. 37 Milyon Poundluk Bir Serveti Var ve Ferrari’ye Biniyor.

Hüseyin Özer, “Kaliteli Türk Yemekleri”yle özdeşleşen, önünde uzun sıralar oluşan Londra’daki Sofra restoranlarının sahibi. Sırf kraliyet ailesi buraya geliyor diye kurşun geçirmez camlara sahip, Madonna gibi dünyaca ünlü yıldızların da uğrak noktası, Buckingham Sarayı’nın kapı komşusu olan bir restoran zincirinden bahsediyoruz.

Şehrin en saygın restoranlarından birinin sahibi olan, üniversitelerde öğrencilere restoran işletmeciliği ve girişimciliği dersleri veren, birçok şef yetiştiren Hüseyin Özer’in 37 milyon poundluk bir serveti olduğu söyleniyor. Yani bir aralar ailesinin istemediği, öz abisinin öldürme planları yaptığı, tuvaletlerde kalan, kömürlüklerde yaşayan Hüseyin Özer şu an Ferrari’ye biniyor, her gün yüzlerce insanı doyuruyor.

Önerilen Blog :  Şehirce Bir Hayali Birlikte Yaşayan Güzel İnsanlar: Mercedes Kadir'in Hikayesini Anlatan Twitter Floodu

8. Aynı Zamanda Bir Yardımsever. İhtiyaç Sahibi Çocukları Okuttuğu Bir Derneği Var.

Ancak Hüseyin Özer, ne kadar zor bir çocukluk geçirdiğini unutmamış. Öz abisinin onu uğruna öldürmek istediği arsayı satarak ihtiyaç sahibi çocukları okutmak üzere Özer Foundation‘ı kurmuş. Amacı çocukların onun geçtiği zorlu yollardan geçmek zorunda kalmaması ve eğitim alabilmeleri.

Kendisini tebrik ediyoruz.

 

Kaynak: Yemek.com

Anadolu’dan Fantastik Aile Manzaraları

Yeter Artık Dur Dedirten Dolar Artışıyla Alakalı Atılan En İyi Tweetler